|
|

|
|
|
|
.:
TRAFİK GÜVENLİĞİ - EMNİYET KEMERİ :.
|
Emniyet Kemeri Neden
Gereklidir?
Emniyet kemerlerinin yararları,
kaza kategorilerinin hepsinde
görülmektedir. Fakat ölüm ve
ağır yaralanmanın en çok meydana
geldiği çarpma/çarpışma
kazalarındaki yararları daha
dikkat çekicidir.
Çarpma sonucu savrulan bir eşya
da olsa insan bedeni de olsa
eninde sonunda bir engelle
durdurulur. Bir çarpma anında
araç saniyenin ilk on
salisesinde durmakta ise de eğer
emniyet kemeri takılı değilse
direksiyon, kontrol paneli ya da
ön cam tarafından durdurulana
kadar araç içindeki eşyalar ve
araçta bulunan kişilerin
bedenleri aynı hızdaki
hareketlerine devam
edeceklerdir.
Oysa doğru takılmış bir
emniyet kemeri insan bedenini:
-
Çarpma etkisiyle vücutta
meydana gelen sarsıntının
kademe kademe azalmasını
sağlayarak,
-
Kaza anında meydana gelen
çarpma etkisini vücut
yapısındaki en güçlü
noktalara yönelterek,
-
Çarpma etkisinin vücutta tek
noktada toplanmayıp
dağılmasını sağlayarak,
-
Çarpma/çarpışma anında
koltuktan fırlamayı
engelleyerek,
-
Hassas ve en önemli
organların yer aldığı kafa
ve omuriliğin herhangi bir
yere çarpmasını önleyerek
korumaktadır.
Emniyet Kemerinin
Etkileri Hakkında Bazı Çarpıcı
Araştırma Sonuçları:
-
Üç noktalı emniyet
kemerleri, otomobilde
seyahat edenlerin ağır
yaralanma risklerini % 45
kamyonetlerde de % 60
oranında azalmaktadır.
-
Ölümlü kazalarda emniyet
kemeri kullananların %
24.8'i hiç zarar görmeden
kazayı atlatırken, emniyet
kemeri kullanmayanlarda bu
oran % 6.3'tür.
-
İleri düzey araştırmalarda
arka koltukta emniyet kemeri
kullanımının, arka koltukta
meydana gelen ölüm ve
yaralanmaların 2/3'nün ve ön
koltukta ölümlerin ise %
6'sını önlediği
saptanmıştır. Bütün ağır
yaralanmalarda ise, arka
koltuk emniyet kemerleri
yaralanmanın şiddetini % 50
oranında azaltmaktadır.
-
TRL (İngiltere Ulaşım
Araştırma Laboratuarı)
analizleri, ön koltuk
yolcularının tamamına
yakınının emniyet kemeri
takmasına karşılık, daha
düşük oranda emniyet kemeri
kullanan arka koltuk
yolcularının yaralanma
riskinin 2 kat, fırlatılma
riskinin ise 7 kat daha
fazla olduğu ortaya
koymuştur. Emniyet kemeri
takmamış arka koltuk
yolcuları en çok kafa, yüz
ve boyun zedelenmelerine
maruz kalmaktadır. Arka
koltuk yolcularının en büyük
yaralanma nedeni
fırlatılmadır.
-
Genel bir ifade ile
belirtecek olursak emniyet
kemeri kullanımının zorunlu
olduğu ülkelerdeki ölüm ve
yaralanma oranları,
kullanımın zorunlu olmadığı
ülkelere göre % 40 daha
azdır.
-
Avustralya'nın bir eyaleti
olan Viktorya'da emniyet
kemeri kullanımı 1970
yılında zorunlu hale
getirilmiştir. Bundan 4 yıl
sonra 1974 istatistiklerinde
ölümlerde % 37'lik azalma,
yaralanmalarda % 41'lik
azalma ve omurilik
zedelenmelerinde ise %
27'lik azalma meydana
gelmiştir.
-
1995'te Amerika'da ise
emniyet kemerleri 9.797,
hava yastıkları 475, çocuk
koruma sistemleri ise 279
kişinin hayatını
kurtarmıştır. Kanada'da,
1989'dan bu yana emniyet
kemerleri 2.400 kişinin
hayatını, 55.000 kişinin
yaralanmasını önlemiş,
sosyal ve sağlık
maliyetlerinde 3 milyon
dolar tasarruf sağlamıştır.
Yine aynı ülkede ise 1995
yılında ölümlü kazalarda,
koruma sistemi
kullanmayanların (Emniyet
kemeri, araç çocuk koltuğu
vs.) % 25'i aracın dışına
fırlatılmıştır.
Bu özelliklerine rağmen
bir çok kişi emniyet kemerlerini
çeşitli nedenlerle kullanmayı
gereksiz ya da sakıncalı
bulmaktadır. İşte bazı bahaneler
ve bazı bilgiler:
-
"Kısa yolculuklarda
emniyet kemeri hiçbir işe
yaramaz..."
Aslında emniyet kemeri
kullanmamızı en çok
gerektiren bu süre ve bu
mesafedir. Çünkü ölümlü
trafik kazalarının % 80'i
evinize 30-35 km uzaklıkta
ve 55-60 km/h hızın altında
gerçekleşmektedir. Ayrıca
trafik kazası ölümlerinin %
35'i şehir içinde ve büyük
olasılıkla günlük
güzergahlar üzerinde meydana
gelmektedir. Emniyet Genel
Müdürlüğü (EGM) Trafik
Araştırma Merkezi
Müdürlüğü'nce 1999 yılında
Ankara'da trafik
yoğunluğunun fazla olduğu 27
kavşakta gözlem yoluyla
yapılan bir araştırmada,
40.587 özel araç
sürücüsünden 8.557'sinin
(%21,08) emniyet kemeri
kullandığı tespit
edilmiştir. Bu çalışmada,
arka koltukta oturan hiçbir
yolcunun emniyet kemeri
kullanmadığı rapor
edilmiştir. EGM kaza
istatistiklerinde 2001
yılında meydana gelen
kazaların %88.79'unun
yerleşim alanları içinde
meydana geldiği ve
yaralanmaların %66.03'ünün,
ölümlerin ise %44.31'inin bu
kazalar sonucu ortaya
çıktığı görülmektedir (Bu
verilere Jandarma tarafından
denetlenen kırsal alan kaza
istatistikleri dahil
değildir).
-
"Emniyet kemeri
düşük hızla seyir
halindeyken pek işe
yaramaz..."
Emniyet kemeri
kullanmıyorsanız, 30 km/s
hızda çarptığınızda bile,
ağır yaralanma riski çok
fazladır. Emniyet kemeri
takmamış yaralıların % 70'i,
50 km/s'dan daha düşük bir
hızda yol alırken
yaralanmıştır. 50 km/s
hızdaki bir çarpma, 4.
kattan düşmeyle eşdeğerdir!
-
"Kaza yapmam, ben
iyi bir sürücüyüm..."
İyi sürücülüğünüz sizin kaza
yapmamanızı sağlayabilir,
ama kötü bir sürücünün size
çarpmayacağından emin
misiniz?
-
"Kazada durumunda
çarpma etkisini
azaltabilecek güçteyim,
direksiyona ya da kapı
kollarına tutunurum..."
Bunu yapmak için saniyenin
dilimlerini kullanabilseniz
dahi, çarpma etkisi
kendinizi frenlemek için
kullandığınız kol ve
bacaklarınızı kırıp,
parçalayabilir. Çünkü kol
kasları 25 kg'ın üzerindeki
bir güce pek dayanamaz.
Oysa, bir duvara 50 km/h
hızla çarpma esnasında iki
tonu geçen bir etki oluşur
ki buna engel olmak için 75
kg güç gerekir. Emniyet
kemeri 2,5-3 tonluk bir
etkiye direnebilecek şekilde
tasarlanmıştır.
Tutunabileceğiniz yerler
bunlar için
tasarlanmamıştır. Kemerin
bağlanmaması durumunda,
vücut ya ön cama ya da araç
içinde bir yere fırlar. Ve
bu durumda, tutunmak veya
bir çocuğu kollarından
tutarak korumak imkansızdır.
-
"Aracımdan dışarı
fırlamayı tercih ederim..."
İstatistiksel olarak, kaza
anında en iyi yerin
aracınızın içi olduğu
ispatlanmıştır. Aracın
dışına fırlatılma durumunda,
ölüm riskiniz 25 kat daha
fazladır. Araçtan
fırladığınızda yumuşak ve
yeşil çimlerin üzerine mi
düşeceğinizi sanıyorsunuz?
Bir trafik kazasında araçtan
hiçbir engele çarpmadan
fırlamak neredeyse
imkansızdır. Fırlama ile
aracınızın ön camına,
kaldırıma, kendi aracınıza
veya başka bir araca
çarpabilirsiniz. Emniyet
kemeri araçta kalmanızı
sağlayan ve sizi hayata
bağlayan tek bağdır.
-
"Emniyet kemerinin
kaza anında beni araç
içerisinde kilitlemesinden
korkuyorum..."
Kazaların çok az (% 0.5) bir
kısmını oluşturan yanma ve
suya dalma durumlarında
panik içinde dışarı çıkmanız
gerektiğinde dahi emniyet
kemerinin fonksiyonu
büyüktür. Çünkü aracın
içinde sağa sola fırlatılıp
bilincinizi
kaybetmeyeceğiniz için
dışarı çıkmak çok daha kolay
ve çabuk olacaktır. Emniyet
kemeri takanların, yangın
durumunda yaşama şansı 5
kat, suya batma durumlarında
ise 3 kat daha fazladır.
Ayrıca kemerin sıkışma
durumu çok ender bir
durumdur. Bu güne kadar
bilimsel incelemelerde ve
kaza soruşturmalarının hiç
birinde ortaya çıkmamıştır.
-
"Emniyet kemeri
rahatsız ediyor..."
Aslında modern emniyet
kemerleri oldukça rahattır.
Bir çoğu da istediğiniz gibi
hareket etmenize izin
vermekte ve kaza anında
otomatik olarak
kilitlenmektedir.
Bazılarının ise omuz
yönünden gelen kayışını
istediğimiz ölçüde
gevşetebilirsiniz.
Diğerlerinde de sizi fazla
sıkmayacak derecede gevşetme
payları bırakılmıştır.
Emniyet kemeri bedeninize
uymuyorsa, aracınıza daha
genişini monte ettirebilir
veya araç alırken böyle bir
tercihte bulunabilirsiniz.
Emniyet kemerlerinin
rahatsız edici bulunmasının
diğer bir sebebi ise onları
kullanmaya alışmamış
olmamızdır. Emniyet kemeri
kullanımı bir tutum haline
geldikten sonra insanlar
emniyet kemerini rahatsız
edici bulmamaktadır. Emniyet
kemeri rahatsız edici olsa
bile bu durum trafik kazası
sonucu sakatlanan bir
kişinin durumuyla asla
kıyaslanamaz.
-
"Emniyet kemerine
gerek yok, hava yastığım
var..."
Hava yastığı yalnızca önden
şiddetli çarpmalara karşı ek
bir koruyucudur. Sürücü için
hava yastıkları, kemerlerle
sabitlenmiş olan vücudun,
baş ile direksiyon
arasındaki temasını
engelleyen bir
tamamlayıcısıdır. Hava
yastığı emniyet kemerinin
etkinliğini % 40 oranında
artırmaktadır ve emniyet
kemerine yardımcı olmak için
araca yerleştirilmiştir.
Hava yastıkları yandan
çarpma ve savrulmayı
önlemede hiçbir zaman
emniyet kemerinin yerini
tutamaz.
-
"Benim böyle bir
şeyle karşılaşma ihtimalim
oldukça düşük, bunlar diğer
insanların başına gelir."
Bu bizim hayata bakış
açımızdır. Kazaların sadece
diğer insanların başına
geldiğini düşünmek bizi
rahatlatır. Ancak gözardı
edilmemesi gereken gerçekler
de vardır. Örneğin; her üç
insandan biri hayatlarının
herhangi bir zamanında
meydana gelen bir araç
çarpışması kazasında
yaralanmaktadır. Bunun ne
zaman başımıza geleceğini
tahmin edemeyiz.
-
"Hamileler için
emniyet kemeri sakıncalı
olabilir..."
Motorlu araç kazalarında
ceninin ölümü annenin de
ölümüne yolaçabilir.
Doğmamış çocuğunuza
sağlayacağınız en güzel
koruma üç noktalı emniyet
kemerini kullanmanızdır. Bel
hizasındaki şerit çıkıntı
oluşturan hamile karnının
alt kısmından, karına baskı
yapmayacak şekilde
geçmelidir. Omuzdan gelen
şerit ise normal
kullanımdaki gibi göğüs
kafesi üzerinden çapraz ve
normale göre daha gevşek
şekilde geçmelidir. Emniyet
kemerinin her iki şeridi de
doğru kullanılıyorsa, cenin
için hiçbir risk oluşturmaz
ve hem annenin hemde bebeğin
güvenliği sağlanmış olur.
-
"Emniyet kemeri
benim problemim, başkalarını
ilgilendirmez..."
Trafik kazalarının topluma
trilyonlarca lira maliyeti
vardır. İlkyardım, hastanede
tedavi, yeniden eğitim vs,
giderlerin tamamına yakını
topluma yüklenmektedir. Kaza
geçirenlerden emniyet kemeri
kullanmayanların tedavileri,
kemer kullananlara göre
yaklaşık iki kat daha uzun
süre ve maliyeti de
beraberinde getirmektedir.
Kişisel olarak aldatıcı bir
özgürlük duygusu için
hayatın ziyan edilmesi ya da
kaybedilmesi nasıl kabul
edilebilir? Aylarca
hastanede yatmak veya ömür
boyu tekerlekli sandalyeye
mahkûm olmak bu basit
özgürlük duygusuyla
karşılaştırılabilir mi?
Dünyada ve Ülkemizde
Emniyet Kemerinin Tarihçesi
Bir emniyet kemerinin temel
işlevi çarpma anında
oluşabilecek etkileri vücudun
daha güçlü bölgelerine
yönlendirerek ölüm ve yaralanma
riskini azaltmaktır. Bu açıdan
emniyet kemerleri kaza önleyici
değil, başta kafa ve göğüs
yaralanmaları olmak üzere olası
bazı yaralanma türlerine karşı
geliştirilmiş koruyucu
düzeneklerdir.
Emniyet kemerine bir güvenlik
unsuru olarak gerek
duyulmasının, keşfedilmesinin ve
tüm araçlarda temel bir güvenlik
donanımı olarak kabul görmesinin
kendine özgü bir tarihçesi
vardır. Bu sürecin incelenmesi
dünyada giderek gelişen "trafik
güvenliği" anlayışının geçirdiği
evrelerin anlaşılmasına da ışık
tutabilir. Trafik güvenliğinin
önemini daha erken dönemlerde
kavrayan ve bu anlayış
doğrultusunda düzenlemeler
yaparak uygulayan ülkelerin bu
alandaki kazanımları tartışma
götürmez bir biçimde ortadadır.
Dünyadaki bu gelişim sürecine,
ilgili yasaların yürürlüğe
konduğu dönemleri belirterek
ülkemizi de dahil ettiğimizde
kronolojik açıdan hangi noktada
bulunduğumuzu değerlendirmek
biraz daha kolaylaşmaktadır.
Ancak hiç kuşku yok ki gerçek
kazanımlarımız emniyet kemeri ve
diğer güvenlik donanımlarının
kullanımının yaygınlaşması
sayesinde gerçekleşecektir.
Dünyada uygun emniyet kemeri
tasarımlarından, bunların hangi
araçlarda kullanılacağına
ilişkin yasaların yürürlüğe
konmasına kadar geçirilen
aşamalar kabaca izlendiğinde
bile, özel araçlarda kullanımı
tercihe bağlı bir aksesuar
olmaktan okul otobüslerinde
kullanım zorunluluğuna kadar
gelindiği kolayca görülebilir.
İşte bazı notlar:
-
1930'larda birçok Amerikalı
hekim arabasına iki noktalı
(araca iki noktadan bağlı)
emniyet kemeri yerleştirdi
ve araba üreticilerinin yeni
modellere bunları
yerleştirmesi için ısrar
etti.
-
1953 Colorado Eyaleti Tıp
Birliği iki noktalı emniyet
kemerlerinin bütün
otomobillere yerleştirilmesi
için bir bildiri yayınladı.
-
1955 Kaliforniya Araç Kanunu
araç kullanmak için emniyet
kemeri takmayı mecbur tuttu.
-
1956 Volvo firması iki
noktalı çapraz göğüs emniyet
kemerini aksesuar olarak
pazara sundu. Chrysler
firması ön koltuklarda iki
noktalı emniyet kemerini
isteğe bağlı olarak
kullanılmak üzere bazı
modellerine yerleştirdi.
Ford firması emniyet
kemerini konu edinmiş 2
yıllık güvenlik reklâmlarına
başladı.
-
1957 Volvo firması iki
noktalı çapraz emniyet
kemerlerine kilit ekledi.
-
1958 İsveç'teki Volvo
Fabrikasında mühendis olan
Nils Bohlin Üç noktalı
emniyet kemeri olarak
bilinen sistemin patentini
aldı.
-
1959 İsveç'te Volvo firması
ön koltuk için üç noktalı
emniyet kemerini standart
olarak sundu.
-
New York'ta, eyalette
satılacak olan yeni araçlara
emniyet kemeri takılmasının
maliyeti incelendi ve
reddedildi.
-
1960 New York eyaleti aldığı
kararı tekrar inceledi ve
reddetti.
-
1961 SAE (Otomobil
Mühendisleri Birliği)
Amerika'da emniyet kemerinin
standart olmasını önerdi.
New York emniyet kemeri
kilidinin oturma bölgesinin
dışında olmasını şart koştu.
Wisconsin Eyaleti ön
koltuklarda emniyet kemeri
kullanımını mecbur tuttu.
Avustralya Standart Birliği
"Emniyet Kemeri ve Pasif
Önleyiciler" için
standartları yayınladı.
-
1962 Altı Amerikan Eyaleti
ön koltukta emniyet kemeri
bulunmasını şart koydu.
Otomobil üreticileri
standart olarak ön koltukta
emniyet kemeri
yerleştirdiler.
-
1963 A.B.D'de Volvo firması
üç noktalı emniyet kemerini
standart olarak üretti.
-
1964 Amerikan eyaletinin
yarısı ön koltukta emniyet
kemeri kullanımını mecbur
tuttu. Amerika'daki birçok
araç üreticisi emniyet
kemerini ön koltuklarda
standart olarak sundu. Güney
Avustralya ve Viktorya yeni
üretilen araçlarda ön
koltuklarda emniyet kemeri
bulunmasını mecbur tuttu.
-
1965 A.B.D. Ticaret
Bakanlığı ilk emniyet kemeri
standardını yayınladı.
-
1966 İsveç kanunları kapı
kenarında bulunan iki
noktalı göğüs emniyet
kemerlerini ve "Y" tipli üç
noktalı emniyet kemerlerini
yasakladı.
-
1967 Amerikalı araç
üreticileri arka koltuklara
da emniyet kemeri
yerleştirdi. İngiltere ön
koltuklarda 3 noktalı
emniyet kemeri
kullanılmasını zorunlu
tuttu. Avustralya emniyet
kemeri standardı yayınladı.
-
1968 Volvo İsveç'te acil
durum kilitlerini (ELR) ön
koltuklar için standart
olarak sundu.
-
1969 İsveç'te ön koltukta 3
noktalı emniyet kemeri
bulunması zorunlu tutuldu.
Volvo bütün pazarlarda arka
koltukta 3 noktalı emniyet
kemerini standart olarak
pazara sundu. Mercedes-Benz
bütün pazarlarda arka
koltukta 3 noktalı emniyet
kemerini standart olarak
sundu. İspanya'da ön ve arka
koltukta emniyet kemeri
bulunması mecbur tutuldu.
Avustralya 1965'den sonra
plaka alanlarda ön koltukta
emniyet kemeri bulunmasını
mecbur tuttu.
-
1970 İsveç'te arka koltukta
emniyet kemeri bulunması
mecbur tutuldu. Avustralya,
Victorya'da önde ve arka
koltukta 3 noktalı emniyet
kemeri bulunması mecbur
kılındı.
-
1972 NHTSA, (A.B.D. Ulusal
Karayolu Trafik Güvenliği
İdaresi) Federal Motorlu
Araç Güvenlik Standartlarını
belirledi. Avustralya ve
Batı Almanya'da ön ve arka
koltukta emniyet kemeri
olması ve kullanımı mecbur
tutuldu.
-
1975 İsveç'te 15 yaş ve üstü
için emniyet kemeri
kullanımı mecbur tutuldu.
-
1977 A.B.D. Ulusal Karayolu
Trafik Güvenliği İdaresi
tarafından yasalaştırılan
"Okul Servislerindeki
Yolcuların Korunması" ile
ilgili Federal Motorlu Araç
Güvenliği Standardı 222
yürürlüğe girdi.
-
1979 Fransa arka koltuklarda
emniyet kemerini zorunlu
hale getirdi.
-
1980 Mercedes-Benz sürücü
yan hava yastığı, diz destek
yastıklarını üretmeye
başladı ve bütün 3 noktalı
emniyet kemerlerine esneme
mesafesi konuldu.
-
1984 Avusturya 01/1984
tarihinden sonra imal edilen
araçlarda arka koltuk
kemerlerini zorunlu hale
getirdi. Batı Almanya
05/1979 tarihinden sonra
üretilen araçlarda arka
koltuk emniyet kemerlerini
zorunlu hale getirdi.
Kanada'nın 10 eyaletinden
7'si bu tarihten itibaren,
hareket eden araçların
sürücü ve yolcularına
kendileri için uygun olan
emniyet kemerlerini kullanma
zorunluluğu getirdi.
-
1985, Norveç 01/1984
tarihinden sonra tescil
edilen araçlarda arka koltuk
kemerlerini zorunlu hale
getirdi New York arka ve ön
koltuklarda emniyet kemeri
kullanımını zorunlu hale
getirdi (arka koltuklarda 10
yaş ve yukarısı için).
-
TÜRKİYE:
Ülkemizde 18.06.1986
tarihinden itibaren
"şehirlerarası
karayollarında otomobil ve
tescil bakımından otomobil
gibi işlem gören arazi
taşıtları ve minibüslerde
sürücüsü ve yanında oturan
yolcular için" emniyet
kemeri uygulaması
başlatıldı.
-
1987'de New York, 1992'de
New Jersey okul
servislerinde kullanılan
otobüslerde emniyet kemerini
zorunlu hale getiren ilk
eyalet oldu.
-
TÜRKİYE:
01.01.1992 tarihinden
itibaren "şehir içi yollarda
da ticari otomobil ve
minibüsle yolcu taşımacılığı
yapan araç sürücüleri hariç,
otomobil ve otomobil gibi
tescil işlemi gören arazi
taşıtları ve minibüs gibi
taşıtların sürücüleri ile ön
koltuğunda oturan
yolcularına" emniyet kemeri
takma zorunluluğu getirildi.
-
TÜRKİYE:
Yukarıda söz edilen araçlar
ve ülkemizde üretilen
araçlar ile yurt dışından
ithaline izin verilenlerine
3 aylık süre tanındı. Bu
süre 11.01.1995 tarihinde
sona erdi. Bu süre sonunda
arka koltukta emniyet kemeri
kullanımı uygulamasına
geçildi.
-
1995 İngiltere okul
taşımacılığında kullanılan
minibüslerde emniyet kemeri
kullanımını zorunlu hale
getirdi.
-
1996 Avrupa Ekonomik
Komisyonu, minibüslerde ve
3.5 tonun altındaki
araçlarda 3 noktalı veya en
azından 2 noktalı emniyet
kemerlerinin kullanılmasına
dair 3 direktif yayınladı.
-
TÜRKİYE:
01.01.1998 tarihinden sonra
üretilen minibüslerin arka
koltuklarında, kamyon,
kamyonet, çekici ve
şehirlerarası otobüslerde
emniyet kemeri kullanımı
yönetmelik kararı ile
zorunlu kılındı.
-
1998 yılında, ABD'deki
Ulusal Karayolu Trafik
Güvenliği Dairesi (NHTSA)
Kongre'ye "Okul Otobüsü
Güvenliği: Amerika'nın
Çocukları için Güvenli
Yolculuk" başlığı altında,
gelecekte kullanılacak ve
okul otobüslerinde seyahat
edenleri korumaya yönelik
olarak kullanılacak
sistemleri incelemek üzere
bir araştırma projesi sundu.
-
1999 yılında Florida,
Louisiana ve California
eyaletleri büyük okul
otobüslerinde seyahat
edenler için daha gelişmiş
koruma sistemlerini zorunlu
kılan kanunlar koydu. Bütün
eyaletler, hangi sistemi
kullanacaklarına karar
vermek için Ulusal Karayolu
Trafik Güvenliği Dairesi (NHTSA)
tarafından hazırlanmakta
olan projenin bitirilmesini
bekleyeceklerini duyurdular.
-
2001 yılında California
Eyaleti Ocak 2001 yılından
sonra satın alınan yeni okul
otobüslerinde karın bölgesi
ve omuzdan bağlanan
kemerlerin uygulamasını
zorunluluğunu genişletti.
-
2002 ABD'deki Ulusal
Karayolu Trafik Güvenliği
Dairesi (NHTSA) Kongre'ye
sunduğu ve gelecekte
kullanılacak ve okul
otobüslerinde seyahat
edenleri korumaya yönelik
sistemleri konu alan
araştırmasını tamamladı.
Türkiye'de Emniyet
Kemeri Mevzuatı:
2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunumuzun 78. maddesi ile
belirli sürücülerin ve
yolcuların, araçların sürülmesi
sırasında koruyucu tertibat
kullanmaları zorunlu hale
getirilmiştir. Konu ile ilgili
düzenlemeler yönetmelikte
belirtilmiştir. Karayolları
Trafik Yönetmeliği'nde yapılan
25.06.1998 tarihli değişiklik
ile 2. fıkrasının b, c ve d
bendinde değişiklikler
yapılmıştır. Bunlar:
b bendi:
"Otomobil ve tescil bakımından
otomobil gibi işlem gören arazı
taşıtlarında sürücüsü ile ön ve
arka koltuklarda, minibüslerde
ise sürücüsü ile yanında oturan
yolcuların; kamyon, kamyonet ve
çekicilerde sürücü ve sürücü
yanındaki koltuklarda;
şehirlerarası otobüslerde (sınıf
III) arka koltuklar hariç olmak
üzere, sürücüsü dahil en ön ve
önünde boşluk olan arka
koltuklarda, önünde boşluk olan
kapı önü koltuklarında; iki
katlı şehirlerarası otobüslerde
merdiven önü, en ön ve önünde
boşluk olan en arka koltuklarda,
masa etrafında buluna
koltuklardan aracın gidiş yönüne
doğru olanlarda oturan yolcular
için emniyet kemeri,
bulundurulması ve kullanılması
mecburidir."
c bendi: "Bu
yönetmelik hükümlerine göre 1995
yılı itibari ile ülkemizde imali
yapılan veya yurtdışından
ithaline izin verilen araçların
arka koltuklarında emniyet
kemeri bulundurulması ve
kullandırılması mecburidir.
Bunların dışında kalan ve halen
trafikte kullanılmakta olan
diğer taşıt sahipleri isteğe
bağlı olarak 1 sayılı Cetvelde
yer alan "Emniyet Kemeri"ni
numunesine uygun olarak
taktırabilirler. Minibüslerin
arka koltuklarında, kamyon,
kamyonet, çekici ve
şehirlerarası otobüslerde
emniyet kemeri ile ilgili
hükümler 01.08.1998 tarihinden
sonra üretilen araçlarda
uygulanır. Bu araçlar yerleşim
yeri içinde sürülürken gerekli
görülenler için emniyet kemeri
kullanma mecburiyeti İçişleri
Bakanlığınca çıkarılacak
genelgeler doğrultusunda
aranmayabilir."
d bendi: "(b)
bendinde sayılan taşıtlarda
sürücü yanındaki ön koltukta on
(10) yaşından küçük çocukların
taşınması yasaktır."
Ceza konusu ise 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanunun
78/1-a maddesinde
düzenlenmiştir. Kanuna göre
otomobil ve minibüs cinsi
taşıtlarda emniyet kemeri
bulundurmayan ve kullanmayanlar
para cezası ve 5 ceza puanı ile
cezalandırılmıştır. |
..:: GERİ
::... |
|
|
|
|
|